YENİ BAŞLIK: Kaptanlık Bandı ve Fenerbahçe'nin Değerleri!Dışarıdan bakıldığında, futbolcular genellikle sadece kazandıkları ücretlerle değerlendirilirler. Öte yandan, bu ücretleri hak eden ve etmeyenler olduğu unutulur.

'Değerli taşlar' gibi parlak kişilikler, 'karakter' açısından zengin olanlar ve hatta bazen, eşsiz yetenekleri olanlar da bu sporcular arasında yer alır. İşte Fenerbahçe'nin Asensio'su bu sezonda bana en çok etkileyen futbolcular arasında yer alıyor. Teknik becerisi tabii ki hayati önem taşıyor, lakin karakteri ve zarafeti ise bu oyunun gerçek tadını çıkarmanıza imkan veriyor.

Ülkemizde futbolcuların karakterini sergileyebileceği pek az platform var. Ancak, takımın direncini ve asaletini artıracak olan değerlerin oluşması, bu 'değerli taşlar'ın emeklerine bağlıdır. Bu, Asensio'nun sadece sonucu etkileme potansiyelini değil, aynı zamanda zarif tavrını da vurgulamak için söylenebilir.

Geçmişe baktığımızda, birkaç yıl önce Fenerbahçe'nin eski futbolcularıyla bir yemeğe katıldığımı hatırlıyorum. Hepsi de hayatımın unutulmaz figürleri arasındaydı. Onlarla sohbet ederken, tarihin sadece basılı materyaller ve arşivlerde saklanan bilgilerden ibaret olmadığını düşündüm.

Tarih; aynı zamanda kalplerde bırakılan, temiz ve kalıcı izlerdir. Bu futbolcuların her biri, tarih boyunca zarafeti ve asaleti temsil etti. Her biri Fenerbahçe'nin ve futbolun göğsüne takılan birer şeref madalyasıydı ve hala parlaklıklarını koruyorlar.

Kaptanlık meselesine gelince, Fenerbahçe'de kaptan olmak, radyo başında kan anonslarını beklemeye benzerdi. Kaptan olmak demek, haksız ve sert bir faule bile kibar bir yanıt veren kişi olmak demekti. Kaptan, arkadaşları için güvenli bir çıkış kapısı olmalı ve safları bir arada tutmalıydı.

Kaptanlık, verilen emeklerin, liderliğin ve sportmenliğin simgesiydi. Lefter, Can Bartu, Cemil Turan, Alpaslan Eratlı, Puşkaş Ergun, Ogün Altıparmak, Ziya Şengül, Cem Pamiroğlu ve Oğuz Çetin, hepsi de bu kaptanlık bandını gururla taşıdılar. Onlar, çocukların hayallerini taşıyan, büyük denizlere açılan geminin de kaptanıydılar.

Hatta rakip takımlar bile bu isimlere saygı duyuyordu. Ancak zamanla, değerler ve Fenerbahçeli duruş, ikinci plana atıldı. Şimdi, takımın kaptanı olan Skriniar, ne yazık ki zarafetten uzak, çirkin hareketler yapan ve bu tavrını herkese gösteren bir isim.

Peki, bu adam kaptanlık bandını koluna takmayı nasıl hak etti?Hiçbir şey yapmadı. Böyle birini halen takımın kaptanı olarak görmek, tarih ve formaya saygısızlık değil mi?

Artık futbolun saflığını ve masumiyetini kaybettiğini, gerçek kahramanların sahneden çekildiğini biliyoruz. Eski güzelliklerin yokluğu, çoğu kişi için fazla önemli olmayabilir. Ancak Asensio gibi bir ismi gördüğümüzde, zihnimiz hemen geçmişin asaletine dönüyor.

Sonuç olarak, Fenerbahçe'nin kaptanlık bandı, onu taşıyanın kolunda bir elmas gibi parlamalı. Belki bu yazımı okuyan birileri, Fenerbahçe'nin tarihini düşünür ve gerekeni yaparak, Skriniar'dan bandı alıp Asensio'nun koluna takar. Ancak, Mert Hakan Yandaş gibi bir adamın bile kaptanlık bandını koluna taktığını gördükten sonra, bu konuda hiçbir umudum kalmadı.