YENİDEN YAZILMIŞ BAŞLIK: Juventus'un Sarp Çıkışı ve Zorlu Mücadelesi Dikkatlerin sürekli üzerine çevrildiği Juventus, sezona İgor Tudor kılavuzluğunda yola çıktı. Ancak, uzun ve torklu motorlarına rağmen beklenen ivmeyi bir türlü yakalayamayan Juventus'un Tudor'la olan bağı, sonuçların tatmin edici olmaması nedeniyle kopma noktasına geldi.
Özellikle karşılaştıkları sekiz maçta bir türlü galibiyet yüzü görememeleri, Tudor'un görevine son verilmesi noktasında etkili oldu. Bunun ardından, Juventus'un başına geçen isim Luciano Spalletti oldu. Spalletti'nin liderliği altında, takım Tudor dönemine kıyasla daha iyi bir form yakalamayı başardı.
Aslında bu, sadece Juventus için değil, İtalya'nın en büyük futbol organizasyonu Serie Aiçin de kayda değer bir durum. Çünkü bu yıl, ilk dört sırayı hedefleyen ve hem şampiyonluk hem de UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılım hakkı için mücadele eden takımların sayısı oldukça fazla. Sezon başında Juventus, her zamanki gibi şampiyonlukla ilgili iddialı konuşmalarla çıktı karşımıza.
Ancak, teknik direktör değişikliğine kadar geçen süreçte kaybettikleri puanlar nedeniyle, podyumun zirvesinden 10 puan uzakta kaldılar. Bu durum, onların gerçek hedefini Şampiyonlar Ligi katılımı olarak revize etmelerine yol açtı. Spalletti, daha önceki deneyimlerinden de bildiğimiz üzere, taktiksel bir esnekliğe sahip bir teknik direktör.
Tercihine göre, 3-4-3 ya da 4-2-3-1 gibi farklı dizilişlerle rakiplerine karşı çıkmayı tercih ediyor. Bu, Juventus'un her maçına farklı bir stratejiyle yaklaşıp takımın potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmek için önemli bir çözüm. Sonuç olarak, Juventus'un bu sezon yüzleştiği zorluklar nedeniyle, takımın hedeflerinde belirgin bir değişiklik oldu.
Şampiyonluk hayalleri, şimdi biraz daha gerçekçi olan Şampiyonlar Ligi katılım hedefine dönüştü. Ancak, Spalletti'nin taktiksel çeşitliliği ve liderliği altında, Juventus'un gelecekte neler yapabileceği büyük bir merak konusu.