UEFA Şampiyonlar Ligi sahnesinde nefesler kesildi. İber Yarımadası'nın futbol devlerinin karşı karşıya geldiği bir maçta, Benfica'nın ev sahipliği yaptığı Real Madrid karşılaşması, ırkçılık iddiaları nedeniyle öfkeli bir atmosfere dönüştü. Real Madrid'in genç yıldızı Vinicius Junior, maç sırasında yaşanan ırkçı ataklara tepki olarak saha dışına çekildi.

Karşılaşmaya damga vuran olayın detaylarına gelirsek; 51.dakika Real Madrid'in attığı golle 1-0 öne geçtiği anlarda yaşandı. Gol sevincini biraz abarttığı için sarı kartla cezalandırılan Vinicius Junior, 52.

dakikada mağrur bir şekilde sahayı terk etti. Bahsi geçen gol sevinci sırasında, Benfica tribünlerinden genç yıldızı hedef alan ırkçı tezahüratlar geldiği belirtildi. Bu duruma daha fazla dayanamayan Vinicius, saha kenarında hakem François Letexier ile bir diyalog gerçekleştirdi ve ardından sahayı terk etti.

Benfica forması giyen Gianluca Prestianni'nin formasını ağzına kapatarak kendisine 'maymun' benzetmesi yaptığını iddia etti. Vinicius'un bu hamlesi, maça mola getirdi ve Benfica'nın teknik patronu Jose Mourinho'nun devreye girmesiyle olaylar biraz olsun yatıştı. Mourinho, genç oyuncuyu sakinleştirmeyi başardı ve onu sahaya geri dönmeye ikna etti.

Ayrıca, takımda gerginliği yüksek oyuncuları da sakinleştirmeye çalıştı. Bu durum, maçın devam etmesi için yaklaşık 10 dakikalık bir duraklama yaşanmasına sebep oldu. Ancak olayın yankıları, sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve futbol dünyasının genel tepkisi ile daha uzun süre devam etti.

Maçın son düdüğünün çalmasının ardından, Real Madrid'de forma giyen Federico Valverde, yaşanan ırkçılık meselesi hakkında bir açıklama yaptı. Vinicius'akarşı kullanılan ifadelerle ilgili olarak, "Eğer bir şey söylerken ağzınızı kapatacaksanız, söylediğiniz şey açıkçası hoş olmayan bir şeydir. Prestianni'nin söylediği şey, kesinlikle söylenmemesi gereken bir şeydi.

Gerçekten tatsız bir laf oldu" şeklinde konuştu. Bu maçta yaşananlar, futbol sahasında ırkçılığın hala ne kadar büyük bir probleme dönüştüğünün bir göstergesi oldu. Sonuç olarak, futbol bir kez daha, saha içinde yaşananların bütün dünyaya mesaj verme kapasitesine sahip olduğunu kanıtladı.

Bu olay, ırkçılıkla mücadelenin sadece futbolcular ve taraftarların değil, aynı zamanda futbolu yöneten kurumların da sorumluluğunda olduğunu bir kez daha hatırlattı.