rutin Divan Kurulu Toplantısı'nda dikkat çekici beyanlarda bulundu. Adalı, bu toplantıda Beşiktaş'ın 30 Kasım 2025 itibariyle borcunun, günün para birimiyle tahminen 468, 5 milyon euroya (24 milyar 362 milyon 49 bin 178 TL) ulaştığını dile getirdi. Herkesin gurur duyduğu basketbol takımımız, Euro Cup'ta final kapısını araladı.
Umudun, bu sezon Beşiktaş'ın basketbol tarihindeki en büyük başarısını kazanıp kupayı taraftarlarımıza armağan etmek olduğunu belirtmek isterim. Aynı zamanda basketbol takımımız, başarı için tek gerekliliğin büyük bir bütçe olmadığını net bir şekilde ortaya koydu. Euro Cup'ıkazanacağımıza, gelecek sezonda da ülkemizi Euro League'de layığıyla temsil edeceğimize tam anlamıyla inanıyorum.
Gedson Fernandes transferi konusunda alışılmışın dışında bir yol izlemeyi tercih ettik. Fernandes'in bizdeki yüzde 50'lik hissesini daha düşük kar ile satmak yerine, Benfica'daki yüzde 50'lik hissesini (10M€) satın alıp oyuncunun tüm transfer gelirlerine sahip olmayı, Benfica'ya satıştan pay verme ihtiyacını ortadan kaldırmayı tercih ettik.
Sportif başarıda henüz hedeflediğimiz yere ulaşamadık ama bugünkü takımı incelerken oumudu görüyorum. Beşiktaş'akatıldığımız günden bu yana 72 milyon euro transfer geliri elde ettik. Bu süreçte takımın yaş ortalamasını 26'ya düşürdük ve kulübe büyük mali yük getiren oyuncularla yolumuzu ayırdık.
Bizim hedefimiz Beşiktaş'ın geleceğini güvence altına almak, sadece günü kurtardığımızı düşünmek değil. Kendi ayakları üzerinde durabilen, ekonomik bağımsızlığını kazanmış bir Beşiktaş hayal ediyoruz. Göreve başladığımızda, camiamızdan sağlam bir futbol yapılanması için bize 1, 5 yıl süre verilmesini talep etmiştik.
Sahada görmek istediğimiz Beşiktaş'ıgöreceğimize, önceki sezonların oumutsuzluğunu, oteslimiyeti yaşamayacağımıza dair söz vermiştik. Hala sportif başarıda hedefimiz olan konumda değiliz, ancak mevcut takımımıza baktığımızda oumudu net bir şekilde görüyorum. Transfer ettiğimiz her bir oyuncu hem hedeflerimize ulaşmada katkı sağlayacak hem de gerektiğinde büyük ekonomik kazançlar elde edebileceğimiz bir seviyede.
Beşiktaş'ırekabetin dışına itmek için her türlü çabayı gösteriyorlar. Yayın organında programlara katılan hakemlerin hepsi geçmişte Beşiktaş ile sorun yaşayan hakemler. Türk futbolunun durumu ortada ve sahadaki adalet sağlanmadan kalıcı bir başarı beklemek maalesef hayal olur.
Maalesef, yayın organı büyük bir algı oluşturma çabasında. Maçlarda lehimize olan pozisyonlar yayınlanırken, aleyhimize olanlar göz ardı ediliyor. Yayın organı yetkilileri, bizim farkında olmadığımızı düşünmemeli.
Maalesef, en önemli oyuncularımızı dahi getirsek, Türk futbolunun durumu maalesef ortada. Yıllardır süregelen bu sistem değişmedikçe, kalıcı başarı beklemek hayalci olur. Ülkemizde futbol; hakkaniyet, adalet ve liyakat kavramlarından çok uzakta oynanıyor.
Hakem atamalarına ve kararlarına karşı hiçbir yaptırım uygulamayan bir federasyonumuz var. Son 5 yılda 4 kez federasyon başkanı değişti. Kurullarda yokuz.
Federasyonun herhangi bir yerinde temsilcimiz yok. Yorum yapan hakemlerin hepsi Beşiktaş ile geçmişte sorun yaşayan hakemler. Neden hiçbir zaman müdahale etmediler anlamıyorum.
Adına eğitimci denilen tiyatrocular ve futbolu bilmeyen hakemler saha içinde yönetimi ele alıyor. Daha kötüsü, sahaya talimatla çıkanlar var. Beşiktaş'ırekabetin dışına itmek için her türlü çabayı gösteriyorlar.
"Bu hatalar MHK Başkanına hoşgörü gösterdiğiniz için oldu" diyebilirim. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hacıosmanoğlu'na soruyorum. Büyük bir camianın başında benim gibi bir koltukta otursaydınız ve bu hakem hatalarından bu kadar rahatsız olsaydınız ne yapardınız?
FIFA sıralamasında 198.sıradaki Somali, Moritanya, Gabon'dan hakemler varken, 90 milyon nüfuslu büyük Türkiye Cumhuriyeti'nden Dünya Kupası'na bir tane bile hakem gönderememiş olmamız çok üzücü. Bir sonraki Dünya Kupası'nda atamaları ben yapmadım.
Harcadığımız emeğin, yaptığımız yatırımların, sahada oynanan oyunun karşılığını bulmaması, TFF'nin tercihlerinden kaynaklanıyor. Beşiktaş'ın emeğine göz diken kim varsa biz de onun karşısındayız. Türkiye'nin en büyük, en köklü camiasını da karşınıza almış oldunuz.
Tek başıma masaya yumruğumu vursam bir fayda etmez. Camia olarak masaya yumruğumuzu vurmalıyız. Dikilitaş Projesi'nden peşinat olarak alınan 2.2 milyar TL'lik geliri, Bankalar Birliği'ne olan borcumuzun ana para ödemesi için kullanmayı planlıyoruz.
Bu borcun faizini de 3 yıl içerisinde ödemeyi planlıyoruz.