Kulüplerin yüksek bonservis ödemeleri konusunda daha cesur adımlar atmaya başlaması, ligin transfer rekorlarının büyük bölümünün son dönemde kırılmasına neden oldu. Süper Lig tarihine bakıldığında, kulüpler bazında en yüksek bonservisli transferlerin büyük kısmının son birkaç sezon içinde gerçekleştiği görülüyor.
Bu değişimin en son örneği ise Galatasaray ’ın bu sezon başında Victor Osimhen için ödediği 75 milyon euro oldu. Bu transfer, sadece kulüp tarihine değil, Süper Lig tarihine de açık ara farkla en pahalı imza olarak geçti. Yine bu dönemde Beşiktaş, Orkun Kökçü için 30 milyon euro, Fenerbahçe ise Mattéo Guendouzi için 28 milyon euro bonservis bedeli ödeyerek dikkat çeken hamleler yaptı.
Bu üç transferin yanı sıra, listede yer almayan birçok yüksek bonservisli oyuncunun da kadrolarda yer aldığı görülüyor. Daha önceki yıllarda 10 milyon euro seviyesini aşmakta zorlanan birçok kulüp, bu süreçte çok daha yüksek bedelleri gözden çıkarmaya başladı. Özellikle İstanbul takımlarının bonservis bedeli ödeme ve yüksek maaşlarla oyuncu kadroya katma konusunda bir yarış içine girdikleri görülüyor.
Ancak bu transferlerin daha çok alım tarafında yoğunlaştığı dikkat çekiyor. Süper Lig kulüplerinin transferde yüksek bedeller öderken satış konusunda aynı başarıyı gösteremediği görülüyor. Alış ve satış arasındaki bu dengesizlik, kulüplerin mali yapısını doğrudan etkileyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Süper Lig’in dört büyük kulübünün toplam borcu 1 milyar euroyu geçerken, bu borçların büyük kısmının bonservis bedelleri ve oyuncu maaşlarından kaynaklandığı biliniyor. Satışların yetersiz kalması da bu borcun artmasına neden oluyor. Kulüpler bu dengeyi kuramadığı takdirde, kısa vadeli sportif başarılar elde edilse bile uzun vadede finansal istikrar sağlamak oldukça zor hale geliyor.
Transfermarkt’içerezler ve takip kullanımıyla ilgili izninizi başarıyla geri çektin. Şimdi Contentpass aboneliği ile kullanım veya kişiselleştirilmiş reklamlar, çerezler ve takip ile kullanım arasında seçim yapabilirsin.